aklımın iplerini iki rakun yönünde rüzgara bıraktım

antikadam:

asıl acı, kimseye anlatamadığındır.

''beni vur, beni onlara verme.''

antikadam:

dün gece sen uyurken, seni anlattım kalbi olduğuna inandığım mavi kanepeme. seni ne kadar sevebileceğimi, seni ne kadar özlediğimi bir tek o biliyormuş gibi, herkes uyurken seni ona anlattım. kırıktı zaten kalbi. bir iki de yaş döktü. uzandım üzerinde. gökyüzünü izledim bir süre. sonra senin beni…

"Demeliyiz: biz buradaydık ve umurunda değildik dünyanın, yaşıyorduk gene de
ki en az birkaç kez yaşamalı insan, öğrenmeli çarpışarak çekilmeyi”
— İsmail Kılıçarslan (via hevsler)
©